Şehit İbrahim Bilgen

Şehadet Bir Çağrıdır, Nesillere ve Çağlara

ŞEHADETE SUSAMIŞ BİR ADAM: İBRAHİM BİLGEN

M.Şakir Özmazı

sakir.56@hotmail.com
ŞEHADETE SUSAMIŞ BİR ADAM: İBRAHİM BİLGEN


Tarih boyunca
süregelen hak-batıl mücadelesinde Hakkın yanında yer alanlardır şehadete
susayanlar. İşte o Hakkın safında yer alan ve 1949 yılında dünyaya
gözlerini açıp 61 yıl sonra geçen hafta şehadetle dünyasını değiştiren
bir İbrahim abimiz vardı.

Hakkın safında
Filistin, batılın safında katil İsrail. Allah cc Kelamında Buyurur ki
“Hak gelince Batıl zail olur.” Hakkı üstün tutanların zaferi yakın. İşte
Hakkın yanında yer alıp yardım elini uzatan o mübarek insanların safında
katkı sunan inanandan biri. Siirt’ten İbrahim Abi ve Metin Yardım. Biri
Şehit biri gazi. Her iki abiyede “Gazanız mübarek olsun.”diyoruz.

Gece saat 02:30,
binlerce araç yollara düşmüş sizleri bekliyordu. Uykusundan feragat
edenler aslında şehitlik mertebesine ulaşan sizlerin izini sürme ahdi ve
intikam yemininden başkası değildi.  “Hamas’a Selam. Direnişe Selam.”
Sesleri Siirt’in semalarında yankılanıyordu. Sabah ezanı okunuyordu ki
insan seli evinin yolunu tutmuştu. Allah’ım bu ne muhabbet bu ne aşk bu
ne birliktelik. Siirt Siirt olalı böyle bir gece yaşamamış.

Cuma günü saat
11.00 sularında karmaşık duygularla ve yoğun bir ruh haliyle cenazeni
omuzlar üzerinde taşımak ne büyük bir devlet. Şehadetin Mübarek olsun
İbrahim Abi.

Şehadete susamış
bir gönülle hayat mücadelesinde ta gençlik yıllarında İslami Hareketin
içinde kendini bulan İbrahim ağabeyle hasbıhal ederken bana anlattı:
“Ben Elazığ’da Elektrik Mühendisliği öğrencisiydim. O zamanlar farklı
bir fraksiyonun neferi idim. O sıra Milli Selamet Partisinin Elazığ
mitingi vardı. Erbakan Hoca’nın konuşmasını sabote emek üzere mikrofona
giden kabloları kesme işi bana tevdi edilmişti. Ama ben nasıl keseceğim
üzerinde plan kurarken tabi o sırada konuşma başlamış bende gayrı
ihtiyarı dinliyordum. Hayranlıkla dinlediğim o konuşmadan sonra bırakın
kabloları kesmeyi ben o zaman kararımı verip bu görüşü benimsedim. Tabi
daha sonra takva ve tasavvuf yoluyla da menzilimi buldum.” dedi.

80 darbesinden
sonra kapanan Milli Selamet Partisinin Siirt’te teşkilatlanma işi yine
omzundaydı. Halk darbe geçirmiş. Artık siyasi partilere mesafeli
dururken o durmuyordu. Sorumluluk bilici ve mesuliyet duygusuyla İl
Teşkilatını kurar ve bir süreliğine Başkanlık görevini yürütür.


Hac farizası için
gidenler kendisiyle vedalaşırken şehit olarak can vermem için dualar
etmelerini talep ederdi. Mavi Marmara gemisine kayıt yaptırdıktan sonra
tek özlemi olan şahadete susamışçasına vedalaştıklarıyla şehit olmaya
gidiyorum dediğini duyuyoruz ve gururlanıyoruz. “Gazze’ye gidip de ne
yapacaksın?” sorusuna O demiş ki “Ben şehit olmaya gidiyorum.” Arap
dilinde yaygın kullanılan bir söz vardır. “Men Talebe Vecede” talep
eden, talip olan, peşine düşen matlubunu (talip olduğu şeyi) bulur. İşte
çok talip olduğu şehadeti buldu.

Bakara suresinin
154. Ayetinde “Allah yolunda öldürülenlere sakın “ölüler” demeyin.
Tersine onlar diridirler, ama siz farkında değilsiniz.” Buyurur
Rabbimiz. İşte bu inanç silsilesi doğrultusunda diri olarak karşımda
görüyorum ve müsaadenle kulağına bir şey fısıldayabilir miyim? Diye
soruyorum. Evet, cevabını alıp :” İbrahim Abi “Şehadet sana çok ama çok
yakıştı.” Demekten kendimi alamıyorum.

“Mektebinde şehadet
olan milletin esareti yoktur.” Sözünü kendine düstur edenlerdendin ya
bizlere de düşen yolun yolumuz deyip senin gibi şehadete duyduğun özlemi
duyup hissetmek olacaktır. Tıpkı yıllar önce çok popüler olan “Kan
Toprağa Düşünce” adlı kasette Gurup Genç tarafından seslendirilen

“Madem ölüm tek bir
defa gelecek

O da neden Allah
için olmasın?

Sözünü
mırıldanarak.

Hayır işleri onun
için vazgeçilmez bir olguydu. Kur’an Kursu, Yurt, Cami ve aklınıza
gelebilecek fukara ve guraba evlerinin elektrik projeleri için ilk
kapısı çalınanlardan. Ücret tekliflerine hayır dua yeter deyip kabul
ederdi. Meccanen her nerede hak adına bir etkinlik, bir oluşum ora da
İbrahim abi. Şehadetin bile ders veriyordu. Vahdetin teşekkülüne vesile
oluyordu Siirt’te.

Birileri her ne
kadar Taziye mesajları yerine talihsiz açıklamalarda bulunsalar da sen
üzülme İbrahim Abi ve sakın gözün arkada kalmasın. Nice İbrahim’ler var
ardından gelen. Gözünü kırpmadan canını seve seve feda edebilen.



İbrahimî ve Erdemli
bir duruşla
Nemrut’la olan mücadele gibi bir yol haritası
var önümüzde ve dualarımız bu yönde “Ya…! Rabbi İntikamında bizleri
memur kıl…”

Brayka Camii İmam
Hatibi Molla İzzettin Hoca’nın diliyle “Allah (cc) İsrail’i Kahr-u
perişan etsin.” Eklemek gerekirse ve yandaşlarını da inşallah. Âmin.

Erdem Beyazıt’tan
bir şiir mısrası ile yazım noktalıyorum.


“Ölüm bize ne uzak
bize ne yakın ölüm

Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm”

Gelin ey fatihalar,
Yasinler…


M.Şakir ÖZMAZI

Yorum Yok »




Yorum Yaz

*

  • Son Yorumlar

  • Kasım 2017
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Haz    
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    27282930