Şehit İbrahim Bilgen

Şehadet Bir Çağrıdır, Nesillere ve Çağlara

“SAVAŞ SUÇLUSU” İSRAİL İÇİN UCM’NİN KARARINA İTİRAZ EDİLDİ

mavi-marmara_1418406304

Komor Devleti Avukatları ve Mavi Marmara Mağdur Avukatları, bugün Hollanda’nın Lahey kentinde Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) Mavi Marmara dosyasıyla ilgili verdiği karara “Savaş Suçu İşleyen İsrail’in Cezalandırılması” için itiraz dilekçesi verdi.

Merkezi Hollanda’nın Lahey kentinde bulunan UCM’ye İHH adına itiraz başvurusunu sunan Ramazan Arıtürk, Gülden Sönmez, Burak Turan, Cihat Gökdemir, Geoffrey Nice, Rodney Dixon ve Hakan Camuz’dan oluşan hukuk ekibi, saldırıda rolü bulunan İsrailli yetkililerin uluslararası hukuk karşısına çıkmasını istediklerini dile getirdi.

İsrail’in 31.05.2010 tarihinde “Mavi Marmara ve Gazze Özgürlük Filosu”na gerçekleştirildiği saldırı nedeniyle Komorlar Devleti’nin başvurucu, Yunanistan ve Kamboçya devletlerinin ise taraf olduğu soruşturma dosyasında Uluslararası Ceza Mahkemesi 06 Kasım 2014 tarihinde,“İsrail’in savaş suçu işlediğine” dair karar vermişti. Söz konusu kararda UCM, “İsrail askerleri, 31.05.2010 günü Mavi Marmara ve diğer gemilerdeki eylemleri ile ‘kasten öldürme, kasten yaralama ve insan onuruna aykırı davranış’ suçlarıyla ‘savaş suçu’ işlemiştir” demişti.

İsrail’ in Gazze üzerindeki etkin kontrolü devam ettiği için İsrail’in Gazze’de işgalci statüsünde olduğunu ifade eden UCM Savcılığı; “Gazze Özgürlük Filosunda yer alan tüm katılımcılar, uluslararası hukukta korunan siviller statüsünde olup, İsrail askerleri, yolcuların sivil olduğunu bildiği halde, saldırıyı gerçekleştirmiştir” tespitinde bulunmuş, “İsrail’in meşru müdafaa tezlerini tartışmaya değer bulmadığına” değinmiş ve “hayatını kaybedenlerin otopsi raporları değerlendirildiğinde; baştan, ayaklardan, boyundan defalarca vurulduklarını ve en az 5 kişinin bitişik atış mesafesinden vurularak öldürüldüğünü” belirtmişti.

UCM sonuçta; “Mavi Marmara ve Gazze Özgürlük Filosu”na yapılan saldırıda, Roma Sözleşmesi kapsamında yer alan savaş suçlarının işlendiğini; ancak bu suçlarda mağdur olan ve ölen sayısının UCM’nin yargı yetkisine girecek oranda yoğun olmadığını(“GRAVITY” ilkesi) bu gerekçeyle soruşturma yetkisinin bulunmadığını” kararında belirtmişti.

UCM Savcılığının kararında “İsrail’in Mavi Marmara saldırısında ‘SAVAŞ SUÇU’ işlediği” tespit edildiği halde “suçun ağırlık derecesi” gerekçe gösterilerek soruşturmanın nihayete erdirilmesine karşı Komor Devleti Avukatları ve Mavi Marmara Mağdur Avukatları bugün “Savaş Suçu İşleyen İsrail’in Cezalandırılması” için itiraz dilekçesi verdi.

B8hNppeIgAEnnMz

B8gtgYxIcAANAfD

B8guqP9CcAEpuaY

Söz konusu itirazda öne çıkan hususlar şu şekildedir:

1. Mavi Marmara vakası Filistin-İsrail arasındaki ihtilaftan ve Gazze ablukasından ayrı bir vaka değildir. UCM Savcısı, Mavi Marmara soruşturmasını Filistin-İsrail ihtilafı bağlamında değerlendirmeyip, gemiye yapılan saldırıyı yalnız başına değerlendirerek büyük bir hataya sebebiyet vermiştir.UCM Savcısı soruşturmayı siyasi bağlamından kopararak, İsrail’in askerlerinin fiillerini âdî bir suç gibi değerlendirmiştir. Kaldı ki, İsrail birçok açıklamasında, “Mavi Marmara ve diğer gemilerdeki aktivistleri, Filistinli direnişçilerin uzantısı olarak gördüklerini ve bu nedenle saldırdıklarını” beyan etmişken, UCM savcısının saldırıyı Filistin-İsrail ihtilafından bağımsız değerlendirmesi, hakkaniyetli bir kararın ortaya çıkmasına engel olmuştur. Bu nedenle savcılık,Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Filistin-İsrail çatışması üzerindeki yeni yetkisi ışığında başvurumuzu yeniden değerlendirmelidir.

2. Öte yandan “bu gemilerde ve devamında gerçekleşen olaylarda İsrailli askerler tarafından savaş suçu işlendiği”tespiti de karara yansıdığı halde, yargılama yapılmaması Mahkemenin kuruluş amacı ve sorumluluğuna da aykırıdır. Kaldı ki bu gemilerde ölenkişi sayısının, İsrailli askerlerin saldırınınTV kanalıyla canlı yayında dünyaya yayınlandığını fark etmeleri nedeniyle az olduğu, 56 kişinin öldürülmeye teşebbüsle ağır derecede yaralandığı, canlı TV yayını olmasa belki de gemilerdeki toplam 700’den fazla insanın katledileceği gibi, saldırının orantısına dair tespitlerde çok açıktır.

3. Suçun ağırlığı/yoğunluğu (Gravity) nedeniyle davanın açılmaması da hukuki bir yanlıştır.İtiraz dilekçesinde hukuki argümanlarla neden UCM’nin bu davayı ağırlık gerekçesiyle reddedemeyeceği anlatılmış ve davanın açılması talep edilmiştir.

4. UCM Savcısı kararında,suçluların benzer suçları tekrar işlemesini engellemek amacıyla bir soruşturma açılması hususunda kamu yararını da dikkate almamıştır. Eğer Mavi Marmara dosyasında soruşturma açılmış olsaydı,2014 Haziran ayında 40 günden fazla devam eden Gazze saldırısında ölen çoğu çocuk, neredeyse tamamı sivil 2500 kişiyi öldürme cesaretini İsrail kendinde bulamayacaktı.

5. Uluslararası Ceza Mahkemesinin kuruluş amacı ve sorumluluğu ‘adaleti sağlamak’tır. UCM’nin kuruluşu, adalet beklentisi içerisinde olan birçok mağdura bir umut olmuştur. Ancak UCM, kurulduğu günden bugüne yaptığı yargılamalardaki tutumu nedeniyle sürekli eleştirilmiş,“Batı’nın çıkarları için Afrika ülkelerini ve liderlerini yargılayan, ancak Batı devlet ve liderlerini yargılama cesaretini gösteremeyen bir mahkeme” eleştirisi daima yapılagelmiştir. Mavi Marmara davasıyla ilk defa bir Afrika Devleti (Komorlar), “Batılı ve Beyaz” bir saldırgan devlet olan İsrail’i şikayet etmiştir. Bu başvurunun sonucu tüm Afrika’da da merakla takip edilmektedir.

6. UCM Savcısı soruşturmada, saldırının ölçeğine, niteliğine, eylemin şekline ve etkisine bakarken ağırlaştırıcı faktörleri gösterebilecek kanıtları gözardı etmiştir. Mavi Marmara olayına ilişkin pek çok raporda açıklanan rakamlara ve sunulan tanık delillerine rağmen “saldırıdan etkilenenlerinin sayısının ‘belirsiz’ olduğunu”iddia etmiştir. UCM savcısı, ortada olmayan ölçek ve etkilenen sayısı açısından diğer davalarla ayrım yapmıştır. Oysa Sayın Savcı daha önce çok daha az veya hiç ölüm olmayan durumlarda bile soruşturma açmıştır.

İtiraz dilekçesinde detaylı bir şekilde sunulan ve burada da çok önemli bazı noktalara yer verdiğimiz sebeplerle UCM’nin Mavi Marmara dosyası ile ilgili daha detaylı bir inceleme yapması gerekmektedir. Bu nedenle savaş suçunun sabit olduğu vakaya konu soruşturmada, tüm diğer olaya dair deliller, hukuki gerekçeler ile alakalı itiraz dilekçemiz ve ekdelillerle UCM’ye iletilmiştir.

7. Bundan sonraki süreçte UCM’den beklenen, Filistin Davasının bir parçası olan bu davada tüm suçlardan dolayı İsrailli sorumluların yargılanması için gereken süreci başlatıp en kısa zamanda sorumluları cezalandırarak insanlık vicdanının beklediği kararı vermesi ve adaletin yerini bulmasını sağlamaktır. Hukukun ve adaletin gücü, zalimlerin gücünü yenmelidir. Aksi halde hukuk,sineklerin takılıp kaldığı, eşek arılarının kolayca delip geçtiği bir örümcek ağı olarak dünya halklarının gözünde yerini alacak ve UCM de meşruiyetinikaybedecektir.

 

UCM MAVİ MARMARA DOSYASI HAKKINDA TEKNİK BİLGİ:

Başvuru Tarihi: 14 Mayıs 2013
Başvurucu Devletler: Komorlar Devleti, Yunanistan, Kamboçya
Suç: Savaş Suçu
Karar Tarihi: 6 Kasım 2014

 

Sanıklar : 
1. ShimonPeres, İsrail Başkanı
2. Benjamin Netenyahu, İsrail Başbakanı
3. Ehud Barak, İsrail Dönem Savunma Bakanı
4. AvigdorLieberman, İsrail Dönem Dışişleri Bakanı
5. Gabi Ashkenazi, İsrail Dönem Genelkurmay Başkanı
6. EliezerAlfredMArom, İsrail Dönem Deniz Kuvvetleri Komutanı
7. AmosYadlin, İsrial dönem İstihbarat Başkanı
8. TalRusso, İsrial Mavi Marmara Saldırısı Komuta Merkez Kumandanı
9. Diğer emir veren ve uygulayan tüm siyasi, sivil ve askeri sorumlular.

Yorum Yok »




Yorum Yaz

*

  • Son Yorumlar

  • Kasım 2017
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Haz    
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    27282930